Mustafa İslamoğlu 'Salavat getirmek yağcılıktır!'
Mustafa İslamoğlu’nun “Kuran’da salavat yoktur, üstelik Muhammed denilince ona sallallhau aleyhi ve sellem denilmez iddiasına/düşüncesine mübin cevap

Hamd, Allah’a salât ve selam Resulüne ve seçkin ashabına olsun. Mustafa İslamoğlu denen zat; ümmetin dini esaslarını akılla ve mantıkla yorumlayan ender sapıklardan ve kendini beğenmiş zatlardan biridir. İslamoğlu’nun babası bile yıllar önce oğlunun dinde sapık bir yola kaydığını Vakit gazetesi yazarı Ali Eren’e bir mektup yazarak duyurmuş O da köşesinde mektubu yayımlamıştır.
Mustafa islamoğlu’nun kırmadığı pot, etmediği hata, sapmadığı konu, isyan etmediği mesele hemen hemen kalmadı gibi. Bu adamın ortaya attığı tüm fikirler bir çalıntıdır. Sahip olduğu fikirleri, sapık Mısır’lı düşünürlerden ve akılcılardan çalarak, ülkemizde pazarlamaktadır. Bu açıdan bir fikir hırsızıdır.
Mustafa İslamoğlu bu konuşmasında çelişkilere düşüyor, sohbetin başında Kuran’da sallallahu aleyhi ve sellem yoktur diyor sonra da sonlara doğru ben her sohbetin başında salat getiriyorum diyor, salâtı da destek anlamında kullandığını ifade ediyor, bu durumda evet ben salavatı inkar etmiyorum ama sizin anladığınız anlamda kabul etmiyorum demiş oluyor söyler misiniz bu anlayışını hangi ayete ve hadise dayandırdı konuşma metni içinde? Öyle duygusal ve edebi sözlerle milletin başını sallatması ilmi söz söylediğini mi ispat ediyor?
İslamoğlu'na göre; "Salât, sallallahu aleyhi ve sellem demek değil, bir destektir, Yani Allah’ın peygambere desteğidir, böyle bir tanım hangi ayete ve hadise göredir? İhsan Eliaçık denen ileri derecede sapık ve zındık ise, salâtı -namaz anlamındakini kastediyorum- aynı bu şekilde manalandırarak "destek-yardım" olarak tanımlıyor. (Bkz: http://youtu.be/Y9uqaKu3MGQ ) Yani; 5 vakit namaz kılmayı emreden peygamberin salât ifadesini destek ve yardım olarak tanımladı. Böyle bir cehalet ve sapıklık görülmemiştir? Şimdi bu nasıl bir mana vermektir ? Allah’ın emrettiği salâtın anlamı destektir demekle, nassın tanımladığı mananın dışına çıkılmış olmadı mı? Onlar için önemli olan nass değil dil ve akıldır.
İslamoğlu ve Eliaçık, kişisel anlayışlarını ve tanımlarını kendilerine saklasın. Kuran’ı böyle yonta yonta ruhunu yok ettiler. İnsan sözüne değil vahye ihtiyacımız vardır? İslamoğlu; Kuran’ı kendi mantığıyla tefsir etmesin, manalandırmasın. Bu ayeti hadisler ışığında/peygamberin kavliyle, ashabın müfessirlerinin gözüyle, ilk dönem muteber müfessirlerle tefsir etsin. Tabi hadise iman etmediği için bir şey demeyecektir. O halde bu konuşmada salât ve selam destek anlamında ifade ediliyor. Bu tefsir ise; akli ve kişisel tefsirdir. İlmi değildir zira hadislere muhalif bir açıklamadır. Neden işte size aşağıda cevaplar verilmiştir.
Salâta geçmeden önce şu sözünü bir yargılayalım,
İslamoğlu en başta şöyle diyor: "ben protokolü sevmem, Rabbim beni biliyor ben yağcıları sevmem" Allah subhanehu ve tealaya "celle celahu" demeyi ve Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’e salatı yağcılık olarak görüyor ! Böyle bir cümle zındıklıktır. Allah nasıl rezil ediyor kendini bakınız. Bakınız Allah ne buyuruyor.

".. Biz sana hamdederek daima seni tesbih ve takdis ediyoruz.” Bakara:30وَنَحْنُنُسَبِّحُ بِحَمْدِكَ وَنُقَدِّسُ لَكَ

Meleklerin ve cansız varlıkların, Allah’ı tesbih etmesi -celle celeluhu demesi- onu yüce ve eşsiz sözle övmesidir, yüceltmesidir, tüm övgü ona aittir, o zaman bu tesbih edenler yağcılık mı ediyorlar? Meleklerin ve cansız varlıkların hepsinin Allah’ı yücelttiğine dair ayetler okuyalım. "Göklerde ve Yerdekiler, Allah’ı tesbîh eder, mülk onun, hamd onun ve o her şey’e kadîrdir" Tegabun:1 Başka ayette: "Mutlak hükümranlık elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve O’nun her şeye gücü yeter." Mulk:1 Başka ayette "Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah’ı tespih etmektedir. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir." Hadid:1
Meleklerin Allahı tesbihiyle bütün mahlukatın tesbihi, haşa o zaman Allaha yağcılıkmı oluyor !! Rahman suresi yağcılıktanmı bahsediyor!! Haşa ve kella Rabbimiz ayetlerinde kendine yağcılıkmı yapıyor !!
"Allah, onların söyledikleri şeylerden münezzehtir; son derece yücedir ve uludur." İsra:43 "..Şüphe yok ki arşın Rabbi Allah, onların söyledikleri şeylerden yücedir, münezzehtir." Enbiya:22 Lütfen düşünün karar verin. Ne kadar sapık olduğuna bakınız.
Neyse gelelim onun yukarıda ifade ettiği batıl görüşüne cevap vermeye, aşağıda size inkâr etiği “Peygambere salât getirme hususu konusunda” ayet ve hadis delilleri verilmiştir.
Allah ayetinde; “Ey İman edenler, Allah ve melekleri peygambere salat ve selam getirir sizde ona salat ve selam getirin” buyurur. (Ahzab-56) Allah’ın peygambere salâtı demek, melekler nezdinde övmesi demektir, meleklerin salatı ise dua etmeleridir. Bu anlamda ibn Abbas der ki; Peygambere Ya Rasulullah sallallahu aleyhi ve sellem ayette yer alan salâtı nasıl anlamalıyız? diye soruldu. Peygamber şöyle buyurdu: اللَّهُمَّ صَلّ عَلـى مُـحَمَّدٍ وَعَلـى آلِ مُـحَمَّدٍ، كمَا صَلَّـيْتَ عَلـى إبْرَاهِيـمَ وآلِ إبْراهِيـمَ، إنَّكَ حَمِيدٌ مَـجِيدٌ، وَبـارِكْ عَلـى مُـحَمَّدٍ وَعَلـى آلِ مُـحَمَّدٍ، كمَا بـارَكْتَ عَلـى إبْراهِيـمَ إنَّكَ حَمِيدٌ مَـجِيدٌ "Yani;Salli ve Barik dualarıdır dedi. Bu dua içinde peygambere nasıl salât getireceğimiz yazılıdır. (Tabâri Tefsiri ilgili ayet)
Ayet açıkça, Allah’dan bir emir hükmündedir, Allah, kullarına ona salât ve selam getirmeyi emrediyor. Peygamber de salâtın ne olduğunu bize sözüyle tanımlıyor. Bu yüzden ona salâtı çoğaltmak dindendir, şerî deliller ışığında nerelerde salât getirileceği de kaynaklarda bulunmaktadır. Allah, ayet incelenirse peygamberini melekleri yanında övüyor, yüceltiyor. Bu birinci delildir.
Diğer delillerimiz ise; Peygamberin adı anılınca salât ve selam getirmenin vacip oluşuna dair hadislerdir, tabi İslamoğlu denen bu zat, bu hadislere itibar etmiyor, inkar ediyor, aklını put haline getiriyor ve protokolü sevmiyorum diyerek kibir içinde konuşuyor.
Peygamberimiz şöyle buyurur: “Kim adım anıldığında salavat getirmeyi unutursa cennet yolunda hata eder.“ (Elbani sahihu’l Câmî) Hadiste, adım anılınca salât getirmeyen kimse, cennete giden yolda hata eder denilmiştir, bu hata unutunca oluyor, peki bilerek olunca ne olur? Bilerek salâtı terk edince ne olur? Siz düşünün karar verin.
Peygamberimiz şöyle buyurur: “Yanında adım anıldığında bana salât getirmeyenin burnu yere sürtülsün” (Tirmizi Elbani isnadı ve ricali sahihtir) Peki bu hadis açık değil mi? Bu hadis peygamber anılınca salât getirmeyenin kibirli burnu yere sürtülsün demiyor mu? Peygamber böyle bir kimseyi tahkir etmiyor mu? Salât getirmemesini kınamıyor mu?
Peygamberimiz şöyle buyurur: “Adım anıldığında salavat getirmeyen kimse cimridir" (Tirmizi-Nesâi, Elbani sahihu’l Câmî)
Peygamberimiz şöyle buyurur: “Herhangi bir kavim bir mecliste oturur Allah’ı zikretmeden ve Peygambere salât getirmeden önce kalkarsa Allah bu kavme dilerse azab eder dilerse rahmet eder. .“ (Elbani sahihu Ebu Davud)
Kuran’da Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem isminin ardından “sallallahu aleyhi ve sellem” gelmiyor demek, hangi ilmi edebin ve ahlakın gereğidir? Madem Kuran’da yoksa hadislerde vardır onlara bakın alın. Neden hadise müracaat etmeyerek aklınızı peygamberin sözünün önüne alıyorsunuz?
Alimlerden kimse Mustafa İslamoğlu gibi demiyor. Aksine peygamberin adı anılınca salât getirmenin ona sevginin, hürmetin, edebin, imanın, bağlılığın kendisidir diyerek salât ve selamı vacip görüyor. Vacibin bilerek terki ise günahı getirir. Bu sözümüzün yanlış olduğuna dair bir ayet, hadis, veya bir alim sözü getirebilir mi?
Bugün nice saygın olmayan insanların adı anılınca hemen isminin başına sayın, değerli, muhterem denilirken, peygambere adı anılınca -üstelik kendisi emretmiş olduğu halde- salâtı bilerek terk etmek ve bunu ümmetin nesline doğru olarak kabul ettirmek hangi vicdanın işidir? Bu nasıl bir din anlayışıdır? Peygambere karşı büyüklenmek değil midir? Onun sözünü almamak Muhammedun Resullullah şehadetini zedelemez mi? Bu adam kendini ne zannediyor? Bu din hakkında tek mercî kendisi midir? Neden dinleyiciler onun her sözüne tek doğru gözüyle bakar? Neden araştırmazlar? Ben asırlardır korunarak gelen bu hadisleri terk ederek Mustafa İslamoğlu denen zatı mı doğrulayacağım? O halde bu adamdan din öğrenmek hatadır, yanılgıdır, sapıklığa kapı açar. Allah, şerrinden ümmeti korusun.

Babasının şeytan kadar sevmediği Mustafa İslamoğlu

Babasının Mustafa İslamoğlu hakkında kullandığı ifadeler ise, Emine Şenlikoğlu’nun övgülerine hiç benzemiyor. İşte bu da babasının dilinden Mustafa İslamoğlu:

“Mustafa’yı şeytanım kadar sevmiyorum, dünyaya fesat dağıtıyor. Humeyni’nin birinci adamı! Dua edelim de Cenab-ı Hak hidayet eylesin. Yaşı bilmem kaç oldu, torun sahibi oldu ama İran kafalı, Humeyni kafalı, evinin her tarafı İranlıların kitabıyla dolu, o yüzden babasıyla da görüşemez."
Mustafa İslamoğlu 'Salavat getirmek yağcılıktır!' VİDEO İZLE



Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.