“Artık Diyanet Yok, Biz Varız...“

Diyanet artık bitti, lağv oldu, şu anda biz varız!'

Darbeci general Murat Aygün’ün Polatlı’da okunan selaları susturmak için ilçe müftüsünü aradığı ve “Sizin şu ses yayınlarını nasıl keseceğiz? Halkı galeyana getiriyorlar. Kesmeleri lazım onu, yoksa sıkıntı olacak, sıkıntı buralarda da olur” dediği ortaya çıktı.

Darbeci general Murat Aygün’ün Polatlı’da okunan selaları susturmak için ilçe müftüsünü aradığı ve “Sizin şu ses yayınlarını nasıl keseceğiz? Halkı galeyana getiriyorlar. Kesmeleri lazım onu, yoksa sıkıntı olacak, sıkıntı buralarda da olur” dediği ortaya çıktı.

Müftüye ‘salaları susturun’ telefonu!

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Polatlı'daki kalkışmaya ilişkin hazırladığı iddianamedeki dikkat çekici ayrıntılar ortaya çıkmaya devam ediyor. İddianamede, 6-16 Temmuz tarihleri arasında yıllık izinde olan Polatlı 58. Topçu Tugay Komutanı Tuğgeneral Murat Aygün'ün iznini yarıda keserek, 11 Temmuz Pazartesi günü fiilen görevine başladığına dikkat çekildi. Aygün'ün yine o gün yardımcısı Albay Selçuk Serhat Pesek'ten tugayın ayrıntılı teşkilat yoklamasının yapılmasını ve kendisine sunulmasını istediği ve bütün izinlerin iptal edilmesi talimatı verildiği belirtildi.

ÖNCE BAŞKANI ARAMIŞ

İddianamede, Murat Aygün'ün darbe girişimi gecesi saat 01.40 sıralarında, Polatlı Belediye Başkanı Mürsel Yıldızkaya'yı arayarak, sıkıyönetim ilan edildiğini camilerden gelen ezan ve sela sesleri ile yapılan anonsların nereden kontrol edildiğini sorduğunu, Yıldızkaya'nın da müftülükten sorulması gerektiğini söylediği ifade edildi. Ardından Aygün'ün İlçe Müftüsü Mehmet Muslu'yu arayıp kendisini Tugay komutanı olarak tanıttığı, “Sizin şu ses yayınlarını nasıl keseceğiz? Halkı galeyana getiriyorlar, 'çarşıya inin' şeklinde değişik anonslar yapıyorlar. Kesmeleri lazım onu. Yoksa sıkıntı olacak. Siz bir şey söyleyin de halkı galeyana getirmesinler” dedikten sonra telefonu kapattığı aktarıldı. Muslu'nun ise suç unsuru görüşmeyi kayıt altına alıp CD'ye kopyalayarak savcılığa ilettiği ifade edildi.

Diyanet yok, biz varız!

İddianamede, şüpheliler Yarbay Abdülkerim Ceyhan ve Yüzbaşı Oğuz Serdar Özgür'ün selaların okunduğu saatte "Bunları durdurmamız lazım" diyerek Topçu ve Füze Okul Komutanlığı'nın hemen bitişiğindeki Askeriye Cami'ye gittikleri ve ayakkabılarını çıkarmadan içeri girerek cami hocası tanık Hikmet Boza'ya silah zoruyla merkezi sistemi kapattırdığı belirtildi. İmam Boza'nın daha sonra "Komutanım neden bunu yapıyorsunuz? Diyanet'in emrini yerine getirmek için buraya geldik" dediği belirtildi. Bunun üzerine Ceyhan'ın ise "Diyanet bitti, lağv oldu, şu anda biz varız" dediği ifade edildi.


(Dini Haberler)
Kaynak: Yeni Akit
 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.