Piruz Dilençi'den İran Ordusundaki Azeri Asker'lere Çağrı: Türk Ordusuna Teslim Olun !

Kısa adı CAMAH olan Cənubî Azərbaycan Millî Azadlıq Hərəkatı (Cenubî Azerbaycan Millî Azatlık Hareketi) bir başka deyişle Güney Azerbaycan Millî Özgürlük Hareketi Lideri Piruz Dilençi'den İran Ordusundaki Azeri Asker'lere Çağrı.. ! Bugün öncekinden, İran-Irak savaşından daha kötü ve korkunç bir kabus yaşamaktayız. Soydaşımız ve dindaşımız olan Türkiye ile savaş kabusu! Güney Azerbaycan milletinin kardeş bildiği ve bize kardeş dediği Türkiye ile...

12 Ekim 2016 Çarşamba 01:53
Piruz Dilençi'den İran Ordusundaki Azeri Asker'lere Çağrı: Türk Ordusuna Teslim Olun !
banner136
Kısa adı CAMAH olan Cənubî Azərbaycan Millî Azadlıq Hərəkatı (Cenubî Azerbaycan Millî Azatlık Hareketi) bir başka deyişle Güney Azerbaycan Millî Özgürlük Hareketi Lideri Piruz Dilençi  Kendi sosyal medya hasabından şu açıklamayı yaptı.
''Olası bir Türkiye İran savaş'ında  Türk Ordusuna Teslim Olun'' 

İşte o Çağrı Metni

İran Ordusu ve Harbiye'sinde görev yapmakta olan sevgili Güney Azerbaycanlı kardeşlerim;


▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬▬
Son dönemlerde bildiğiniz gibi İran devletini yönetenlerin zihinlerinde; kardeş ülke Türkiye'nin Silahlı Kuvvetleri ile çatışma gibi bir düşünce oluşmaktadır.
Seneler önce; İran-İrak savaşında, İran saflarında savaşarak kaybettiğimiz onbinlerce Güney Azerbaycanlı Türk şehitlerimizin hala hüzün ve kederlerini unutmadık. Hiçbir nedeni olmadan başlamış olan savaş, herhangi bir mantığa dayandırılmadan ve izah edilmeden sona erdi.
O savaştan sonra, biz Güney Azerbaycanlı Türk'lere şehitlerimizin mezarından ve gözyaşından başka birşey kalmadı.
Bugün öncekinden, İran-Irak savaşından daha kötü ve korkunç bir kabus yaşamaktayız. Soydaşımız ve dindaşımız olan Türkiye ile savaş kabusu! Güney Azerbaycan milletinin kardeş bildiği ve bize kardeş dediği Türkiye ile...



Türkiye'ye muhtemel bir savaşın açılması ne gibi sebeplerle izah edilebilir?

Şii-Sünni konusu mu? Irak ve Suriye'nin İçişlerine müdahalelerden kazanılabilecek menfaatler mi? Veya zaten paralelleşmiş olan İran devletini yöneten mollaların ve politikaciların kendi kafalarındaki gizli komplolar mı?
Bölgemizde ve İran'da cereyan etmekte olan siyasi olayların daha derinliklerine inince; ülke liderlerinin kendileri için yazmış olduğu gizili ve uydurma iddiaların arkasında ne gibi konuların gizletildiğini fark edeceksiniz...
Son bir-iki sene önceye kadar "Merkezi Tahran Devletinin" saflarında olan hatta İran-Irak savaşında Askeri komutanlığı ile ün yapmış, şerefli milletimizin "Millet Vekili" sayın Nadir Gazipur'un son zamanlarda onlara arka çevirip milletimizin yanında yer aldığını iyi biliyorsunuz. Sayın vekilimiz Nadir Gazipur, bugün olması gereken yerde durarak safını belli etmiştir. Ve biz Güney Azerbaycanlı Türklerin saygısına layık olmayı hak etmiştir.
Türkiye'li kardeşlerinizle savaşmanızı isterlerse, siz de aynısını yapmalısınız! Silahlarınızı bırakıp, kendi doğmalarınızın, bacı-kardeşlerinizin, Azerbaycan milletinin yanında, olması gereken yerde olmalısınız.
İstanbul ve Ankara, Bakü ve Gence, bunlar bizim için Tabriz ve Erdebil ile aynıdır. Onların arasında herhangi bir fark yoktur. Bu toprakların hepsi Müslüman topraklarıdır. Türk diyarıdır, yani bizim topraklarımızdır.

Hükümetin başında oturup kendi menfaati için hiçbir şeyi kaçırmayan fırsatçılara, bu güzel ve bereketli Azerbaycan Türk topraklarını, İran-Irak savaşında dağıtılmış "Huzistan" topraklarına benzetmelerine izin vermeyin.
Emin olun; bir Türk Askeri karşısındaki askerin bir Azerbaycanlı Türk olduğunu bilirse, kendi ölümüne razı olur, ama asla bir Azerbaycan Türküne, yani kendi kardeşine kurşun sıkmaz!
Şanlı Türk bayrağının dalğalandığı her yer bizim toprak, Türk devleti bizim devlet, Mehmetciğe sıkılan her bir kurşun göğsümüze sıkılan kurşundur! Buna izin vermeyeceğiz!
❗İran Ordusu ve Harbiyesinde görev yapan sevgili Güney Azerbaycanlı Türk kardeşlerim, Aziz askerlerim, Aziz Pasdarlarım (İnqilab bekçilerim), Aziz Besicilerim (Köylülerim)!
İktidardaki sahtekar Devlet yöneticilerine sizi kandırarak kullanmalarına izin vermeyin!

Sizin hakettiğiniz yer; Milletinizin, Güney Azerbaycan'ın şefkat ve sevgi dolu kucağıdır, bağrıdır. Kendi milletinizin yanında yer alın!..
Piruz Dilençi
Güney Azerbaycan Milli Özgürlük Hareketi Başkanı 



PİRUZ DİLENCİ'Yİ TANIYALIM

PİRUZ DİLENCİ; GÜNEY AZERBAYCAN’IN ÖZGÜRLÜK ATEŞİNİ HARLAYAN ADAM

Kısa adı CAMAH olan Cənubî Azərbaycan Millî Azadlıq Hərəkatı (Cenubî Azerbaycan Millî Azatlık Hareketi) bir başka deyişle Güney Azerbaycan Millî Özgürlük Hareketi 1991 yılında kurulmuştur. CAMAH’ın öncülerinden Piruz Dilenci, 1999 yılına kadar bu hareketin başkanlığını yapmıştır. 1999 yılında Tebriz’de yapılan kurultayda Piruz Dilenci, CAMAH 1. Başkan Yardımcılığı görevi ile birlikte CAMAH’ın, Bakü temsilciliğini de üstlenerek; çalışmalarını, bağımsızlığına kavuşmuş olan Kuzey Azerbaycan’da yoğunlaştırmıştır. Peki, Güney Azerbaycan Kuva-yı Millîye’sinin önderi konumundaki Piruz Dilenci kimdir?

Piruz Dilenci, 16 Mayıs 1965‘de İran‘ın başkenti Tahran‘da doğmuştur. İlkokulu Hatif’te, ortaokulu İsfendiyar’da okuduktan sonra 1983-1988 yılları arasında Tahran Teknoloji Enstitüsü İnşaat Fakültesi’nde yükseköğrenimini tamamlamıştır. İlk eserini daha 14 yaşında iken kaleme alan Piruz Dilenci’nin bu eseri Tahran’da, Farsça olarak basılmıştır. 17 yaşında iken, İran genelinde yapılan bir edebiyat yarışmasında 1. olmuştur. Bu yıllarda Türkiye ile temasa geçerek, “Varlık” dergisi ile işbirliği yapmıştır. Tahran’da bulunduğu süre zarfında 7 kitap yazmış, bu eserler Farsça ve Türkçe olarak yayımlanmıştır. İran’ın Keyhan ve Ettelaat gibi dünya çapındaki basın-yayın organlarında onlarca bilimsel, edebî, toplumsal ve siyasî makalesi yayımlanan Piruz Dilenci aynı zamanda Türk Dünyası’nın en büyük şairlerinden olan Muhammed Hüseyin Şehriyar’ın da öğrencilerindendir.

Haddizatında Piruz Dilenci, taşıdığı soyadın hakkını veren bir Türk aydınıdır. O, Türk milletinin dilencisi yani duacısıdır. Onun dileği, yakarışı önce Bütöv (bütün/birleşik) Azerbaycan sonra Türk/Turan Birliği içindir. Kuzeyi ve güneyi ile Azerbaycan bir köprüdür. Türkiye ile Türkistan’ı birbirine bağlayan altın köprü… Haliyle bu köprü Türklerin elinde olmalıdır. Türk Birliğinin bir başka deyişle Turan’ın bir gün hakikat olacağına inancı olan herkesin bu gerçeği idrak etmesi gerekmektedir. Ha deniyorsa ki “Türk Birliği mümkün değildir”; o zaman da Azerbaycan’ın sevincini, kendi sevinci; kederini, kendi kederi bilen Atatürk’e kulak verilmelidir. Çünkü “Türk Birliğinin, bir gün hakikât olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyâları içinde kapayacağım. Türk Birliğine inanıyorum, onu görüyorum.” diyen adamdır Gâzi Mustafa Kemal Atatürk. Bir gün tüm Türk Devletlerinin Çin Seddinde buluşacağının muştusunu (müjde) veren adamdır. Adam gibi adamdır.

Öyle ya, adam olmak bir şahsiyet meselesidir!.

Aziz Dolu Atabey
Serik-16.09.2016

    Yorumlar

Tümü Anket
Avrasya Tünelinin ismi milletin önerileriyle belirlenecek.

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Arşiv