Suudi Arabistan'dan flaş açıklama...

Katar ile anlaşmazlığımız...

03 Temmuz 2017 Pazartesi 11:24
Suudi Arabistan'dan flaş açıklama...
'Katar ile anlaşmazlığımız siyasidir, hiçbir zaman askeri olmadı'

Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçisi Velid Bin Abdülkerim El-Hireyci, Katar ile ülkesi arasındaki anlaşmazlığın askeri değil siyasi olduğunu, hiçbir şekilde bu ülkenin egemenliğinin hedef alınmadığını söyledi.

Körfez krizine ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Hireyci, ülkesinin Katar'ın güvenlik ve istikrarını önemsediğini belirterek, "Katar ile anlaşmazlığımız siyasidir, hiçbir zaman askeri olmadı ve egemenliği de hiçbir şekilde hedef alınmadı." dedi.

Hireyci, Körfezdeki bazı ülkelerin Katar'dan rahatsız olması ve ABD Başkanı Donald Trump'ın da katıldığı Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'daki zirvenin ardından Doha ile ilişkilerini kesmesi ile Trump yönetimi arasında bir bağlantının olup olmadığına ilişkin soruyu, "Mesele siyasi uygulamalardan kaynaklanan bir rahatsızlık değildir. Egemen devletler ilkesi, Katar'ı da koruyor ve siyaset yapma hakkını veriyor. Ancak Katar'ın tasarrufları, komşuları ile bölge ülkelerinin güvenliğini tehdit ediyor. Doha'nın yaptıklarını yıllardan beri yol edinmiş bir yaklaşım olarak okumak lazım. Bu nedenle Katar'a yönelik bu adımlar, kendisini sonuçları dikkate alınmamış bir takım eylemlerden korumak için atıldı." şeklinde cevapladı.

Körfez ülkelerinin Katar ile ilişkilerini kestiğini ve bunun abluka olmadığını ifade eden Hireyci, "Normalde abluka Birleşmiş Milletlerin (BM) kararlarından geçer ancak ilişkilerini kesme ise her ülkenin kendi milli güvenliğini korumak için aldığı egemen bir karardır. Bakın Türk ürünlerini Katar'a taşımak için Türkiye'den Doha'ya yüzden fazla uçuş gerçekleşti." diye konuştu.

ABD ile silah anlaşmaları ve Katar krizi Her iki ülkeyle büyük silah anlaşmaları yapmak için Washington'un Suudi Arabistan ile Katar arasını bozmaya çalışma ihtimalinin olup olmadığına dair soru üzerine Hireyci, "Bu varsayım soru olmaktan çok bir analiz niteliğindedir. Suudi Arabistan'ın bilinçli ve rasyonel yönetimi ise sahip olduğu değişmezleri doğrultusunda ilerliyor, kimseyle de mukayese içerisinde değildir. ABD, siyasi sistemi kurumlardan oluşan ve bağımsız kurumsal bir politikaya sahip büyük bir ülkedir.

Dolayısıyla her ülke gibi ABD'nin de kendi çıkarlarını dikkate alması gayet doğal bir şeydir. ABD ile Suudi Arabistan arasındaki ortak güvenlik anlaşmaları, Suudi Arabistan'ın savunma siyasetindeki sabitlerinden biridir. Bu nedenle Suudi Arabistan'ın, kendi milli güvenliğini koruması için silah anlaşmalarını yapması garipsenmemelidir." dedi. Katar ile ABD arasında yapılan silah anlaşmasının, iki ülkeyi ilgilendiren bir konu olduğunu dile getiren Hireyci, bazı Körfez ülkelerinin Katar ile ilişkilerini kesmesi ile ABD Başkanı Donald Trump yönetimi ve Riyad Zirvesi arasında bir bağlantı olup olmadığına dair soruya ilişkin şunları söyledi:

"Aslında Katar'ın kendisi, Emir Temim bin Hamad Al Sani'nin katılımıyla zirveye eşlik etti. Katar'ın, terörle mücadeleye karşı çabaları birleştirmeye davet eden uluslararası bu platforma katılması Doha yönetiminin bu konuda diğer ülkelerle ortaklığı kabul ettiği anlamına geliyor. Ayrıca Riyad Zirvesi, tasarruflarından geri dönmesi, yönünü düzeltmesi ve teröristler ile terör oluşumlarını finanse etmeye son vermesi yönünde Katar için nihai fırsattı. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Bahreyn ve Mısır, uzun yıllar boyunca Katar'dan kendi güvenliklerini zayıflatma girişimlerine son vermesi ve hem ikili hem de Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) çerçevesinde yapılan anlaşmalara uyması talebinde bulunuyordu. Katar ile diyaloğu 20 yıl sürdürdük. En önemlileri 2013 Riyad Anlaşması ile 2014 Tamamlayıcı Anlaşması olmak üzere birçok sözleşme yapıldı ancak Doha yönetimi sözünde durmadı ve bu anlaşmalara bağlı kalmadı."

Kendilerinin hala yapıcı ve sonuç veren diyalogdan yana olduklarını belirten Hireyci, "Şu andaki krizde de önemli olan Katar'ın terör ve aşırılık düşüncesine sahip gruplara verdiği destekleri durdurmasıdır. Güvenlik ile istikrarın sağlanması ve terörle mücadele, pazarlık veya tartışılması mümkün olmayan bir konudur." ifadelerini kullandı. -

BAE'nin Katar krizindeki rolü Hireyci, BAE'nin Katar krizindeki rolüyle ilgili soruya ise "Suudi Arabistan, İslam dünyasının lideridir ve BAE de onunla kardeş olan egemen bir ülkedir. Suudi Arabistan ile BAE, KİK'te varılan mutabakat doğrultusunda hareket ediyor. Bu arada Türkiye'nin de BAE ve Körfez ülkeleriyle ilişkileri iyidir. Türkiye'nin resmi verilerine göre, son 10 yılda Körfez ülkeleri arasında Türkiye'de en çok yatırım yapan ülke BAE'dir." değerlendirmesinde bulundu. Dünya kamuoyunun çok merak ettiği ve ilişkilerini kesen ülkelerin elindeki Katar'ın terörü desteklediğini ispatlayan delillerle ilgili ise Hireyci, bizzat ülkesinin Katar'ın desteklediği ve finanse ettiği terör eylemlerine hedef olduğunu, 2003 yılında (Libya'nın devrik lideri Muammer) Kaddafi rejimiyle iş birliği yaparak Suudi Arabistan Kralı Abdullah bin Abdulaziz'e düzenlenmek istenen suikastın de bu eylemler arasında yer aldığını ileri sürdü.  
loading...

    Yorumlar

Tümü Anket
İDAM yasası çıksın mı?

NAMAZ VAKİTLERİ
Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

SPOR TOTO SÜPER LİG

Tür seçiniz:
Arşiv