HAMAMCI VE EBU YUSUF ARASINDA GEÇEN İBRETLİK HİKAYE

İmamı Azam'ın öğrencisi olan Ebu Yusuf çok fakir bir ailenin çocuğuydu…

Hem çalışıyor hem de ilim tahsilinden geri düşmemek için medreseye gidiyordu..

İlim onun için bir tutkuydu ve her gün ilmine ilim katıyordu ki zaten bu sözüyle de ilme olan sevdasını dile getiriyor..

– Her daim dilinden düşürmediği bu sözüyle hafızalara kazındı ”İlim azizdir, sahibini de aziz eder”
sıkıntıya darlığa düştüğünde hep bu sözü söylüyordu…

Bir gün İmam’ı Azam Hazretlerine yanına gitmek için evden al acele çıktı..

Yanına para almayı unuttu. Ve yolda hızlı adımlarla giderken terledi ve sokağın karşısında olan hamamı gördü.

Ve gidimde yıkanıp sonra Hocam İmamı Azam’ın yanına gideyim dedi..

Ve hamama gitti yıkandı çıkacakken hamamcıya parasını vermek için elini cebine atığında parasını evde unuttuğunu fark etti..

Ve hamamcıya:

Üzerime para almayı unutmuşum sonra getirsem sıkıntı olur mu dedi..

Hamamcı kaşlarını çatarak:

-Hayır asla olmaz ben paramı şu an itibarıyla istiyorum diye tutturdu…

Ebu Yusuf her ne etiyse de para vermediği halde hamamcının onu bırakmayacağını anladı..

Ebu Yusuf:

-Sana ayakkabılarımı vereyim paranı getirdiğimde benim ayakkabılarımı verirsin diye teklif etti..

Hamamcı daha yeni olan ayakkabıları gördü ve bu teklifi kabul etti…

Ebu Yusuf çıplak ayaklarla oradan giderken dönüp arkasına baktı ve acaba hamamcı insafa gelirde ayakkabılarını al parayı sonra ver düşüncesiyle ama

Hamamcı ayakkabıları inceliyor ve hiç Ebu Yusuf’un gittiği yöne bakmıyordu..

Yaşanan bu hadiseden sonra Ebu Yusuf çok kızmıştı hamamcının bu yaptığı aklına gelince demek ki ilim hiçbir şeymiş

eğer param olsaydı hamamcı beni çıplak ayakla değil bir beyefendi gibi gönderirdi deyip ilim tahsil etmekten vazgeçti..

Ertesi gün öğrencisi Ebu Yusuf’un Gelmediğini gören Hocası İmam’ı Azam Hz’leri..

Bir öğrencisini Ebu Yusuf’un Evine göndererek neden gelmediğini sorar…

Öğrencisi aldığı cevabı hocası İmam’ı Azam Hazretlerine iletir Efendim Yusuf artık ilim tahsil etmekten vazgeçmiş ve artık medreseye gelmeyecekmiş der..

Neyin talebesi Ebu Yusuf’u bu kadar değiştiğini araştıran İmam’ı Azam Hazretlerine sonunda gerçeği öğrenir ve buna parası

olmadığı için ayakkabısını alan hamamcının buna sebep olduğunu öğrenir.

Ve bizzat gidip hamamcıya parasını vererek Ebu Yusuf’un ayakkabılarını alır.

Ayakkabılarını bir öğrencisiyle Ebu Yusuf’ gönderir..

Hocasının yaptığı bu davranıştan etkilenen Ebu Yusuf tekrar dergaha giderek ilim tahsiline devam eder…

İlim tahsilini bitiren Ebu Yusuf İmam’ı Ebu Yusuf olarak artık yönetmiş olduğu medresede göreve başlar öğrencilere

İlim tahsil eden İmam’ı Ebu Yusuf ayrıca halkın soru ve sorunlarını çözmekle de meşgul olur..

Hamamcıya Gelince Hamamcıda zengin olmuştu fakat bir sorunu vardı..

Eğer bir gün bir kızım olursa evlilik çağına eriştiğinde ona dünyada paha biçilemez bir hediye alacağım diye

Vadetmişti ve verdiği bu vaadi bir tülü bulamıyordu yaşadığı yerdeki ve gittiği şehirlerdeki bütün alim, evliya, imam, ilim adamı

Ben böyle bir vaat verdim ama yerine getiremiyorum …

Bana fetva verin dediyse de kimse derdine çare bulamadı..

Artık ümidini yitiren hamamcı çektiği vicdan azabında dayanmamaktadır..

Bir gün çarşıda giderken bir akrabasının onu üzgün görmesi üzerine

Neyin var diye sordu

Hamamcı olup biteni söyledi ve derdine çare olacak kimseyi bulamadığını verdiği Vaat yüzünden

her daim vicdan azabı çektiğini anlatı..

Akrabası onun derdine çare olabilecek birini tanıdığını söyler ve şu medresede bir İlim adamı var halkın dert ve sorunlarını
çözmek için hizmet veriyor demesiyle

Hamamcı soluğu medresenin kapısında bulur. Kapıyı çalar o an medresede sadece İmam’ı Ebu Yusuf vardır..

Ve kapıyı açanda İmam’ı EBU YUSUF’TUR..

Ebu Yusuf hemen hamamcıyı tanır Hamamcıya:

-Buyurun içeri geçin der.

Hamamcıyla beraber içeri geçtikten sonra derdiniz nedir diye sorar Ebu Yusuf

Hamamcı bir ah çekerek başlar olup bitenleri ve kendisine bir fetva vermesini ister..

İmam’ı Ebu Yusuf:

-Verdiğin Vaadin cevabını buldum der..

Ama sana bunu söylemem için bazı şartlarım var deyince:

Hamamcı:

-Bütün şartlarını kabul ediyorum sen yeter ki vaadimin cevabını ver dedi…

İmam’ı Ebu Yusuf:

Medresede olan Talebelerimin okuması için onlara şu kadar para bağışta bulunacaksın dedi…

Hamamcı:

Tamam kabul ediyorum parayı çıkarıp İmam’ı Ebu Yusuf’a verdi..

İmam’ı Ebu Yusuf:

Senin aradığın dünyada paha biçilmeyen ve kızının çeyizine koyacağın şey Kutsal Kitabımız KUR’AN-I KERİMDİR dedi…

Hamamcı: Tabi ya dedi aradığım cevap buydu ve uzun zamandır bu cevap için gitmediğim kimse kalmadı Hocam ilminiz baya var

Siz kimsiniz isminiz nedir diye sordu hamamcı.

İmam’ı Ebu Yusuf:

-Bir zamanlar bir talebe vardı.

Hamamına gelmişti parası yok diye o talebenin ayakkabısını almıştın ve talebe çıplak ayakla gitmişti de hocası,

sana parasını getirince ayakkabısını vermiştin… deyince..

Hamamcı:

-Yoksa o sen misin dedi…

İmam’ı Ebu Yusuf:

-Evet o talebe benim deyince..

Hamamcının yüzünden düşen bin parça oldu..

İmam’ı Ebu Yusuf:

-Bir zamanlar bir kuruş için rehin aldın beni ama şimdi derdine çare bulmak için talebelere 10 mislisini vermeye razı oldun..

Hamamcı:

-Beni affet yaptıklarımdan dolayı pişmanım dedi.

İmam’ı Ebu Yusuf:

– Ona kucak açtı birbirlerine sarıldılar hamamcı İmam’ı Ebu Yusuf’un onu hemen affetmesine karşın

öğrenciler için verdiği paranın 2 katını daha verdi.

Yaşanan bu olay İmam’ı Azam’a kadar gitti

Ve İmam’ı Azam Hazretleri’ne yaşanan bu hadiseye tebessüm ederek.
Talebesinin bu sözünü tekrar etti.. ”İlim azizdir sahibini de aziz kılar”’

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.